Ya Rabbim, Ya Rasülallah’ım

kabe, kur'an, dua eden ellerBu sözü çok sık duyarız çevremizde. Kimimiz duaya başlarken, kimimiz bir şeye sinirlendiğinde, kimimiz de çaresiz kaldığımızda söyler bu sözü. Ama bilmeyiz ne büyük bir hata ettiğimizi. Bir yandan günaha girerken bir yandan da dinden çıkabileceğimizi bilmeyiz…

Neden mi?

Nedeni basit: derken ’ın bizzat kendisini kastederiz. Halbuki bilmeyiz sözünün ’ın rasülü, yani ’ın peygamberi, yani Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) demek olduğunu. ’ı kastederek demenin insanı şirke götüreceğini bilmeyiz.

Boşuna dememişler: “Âlimin uykusu cahilin ibadetinden evladır!” Cahiliz, cahilin cahiliyiz. Ama daha da kötüsü bunun farkında bile değiliz.

Takım tutar gibi din tutuyoruz adeta! Kimliğimizde “İslam” yazması yetiyor bize. Sorduklarında “elhamdülillah müslümanım” demek tüm sorumluluklarımızı alıyor üzerimizden. “İlim Çin’de de olsa gidiniz” emri hiç ilgilendirmiyor bizi…

Bildiğimizin alimi, bilmediğinin talibi olacağımız yerde; bilmediğimizin alimi olmuşuz. Üstelik havamızdan da geçilmiyor. Dünyevi konularda sesini çıkarmayan bizler, iş dine gelince çekinmeden ahkâm kesebiliyor, fikir yürütebiliyoruz. Bize göre bir uzmanlık gerektirmiyor çünkü din işleri; din hepimizin dini ya, ondan herhalde. İşimize geleni anlıyor, işimize gelmeyeni ya reddediyor ya da kulak ardı ediyoruz.

Ne diyeyim, sonumuzu hayretsin…

Kategori: Öteler

Etiketler:



RSSYorumlar (0)

Geri İzleme URL'si

Yorumlar kapalı.